Ata binmeyi deneyen çoğu kişi ilk turdan sonra aynı şeyi söylüyor. Beklediğinden daha yorucu, beklediğinden daha keyifli. Bu yazıda ata binmenin faydalarını abartmadan anlatmak istiyoruz. Mucize vaat eden cümleler kurmayacağız. Bir binicinin gerçekte ne kazandığını, gözlemlere ve binicilerin kendi anlattıklarına dayanarak yazacağız.
Baştan bir not düşelim. Burada anlatılanlar genel deneyimler. Sağlıkla ilgili bir soru ya da özel bir durumun varsa kararı bir doktor ya da uzmanla birlikte vermek gerekir.
Denge ve duruş
At hareket ettiğinde sırtı da hareket eder. Üstünde dik kalabilmek için gövdeni, bacaklarını ve kollarını birlikte kullanırsın. İlk turlarda bu biraz yabancı gelir, eyerde sağa sola kaydığını hissedebilirsin. Birkaç binişten sonra vücut bu ritme alışır ve daha rahat oturmaya başlarsın.
Binicilerin sık anlattığı bir şey, ata binerken duruşlarının farkına varmaları. Kambur oturunca atın hareketini takip etmek zorlaşıyor, dik oturunca kolaylaşıyor. Eğitmenler de ilk derslerde en çok bu konuyu düzeltir.
Denge ve koordinasyon
At üstünde eller dizgini tutar, bacaklar atla iletişim kurar, gövde dengeyi korur. Bunları aynı anda yapmak başta zor gelir. Binicilerin çoğu birkaç binişten sonra bu parçaların daha kolay bir araya geldiğini anlatıyor. Ata binmenin koordinasyon tarafı dediğimiz şey bu.
Ertesi gün bacaklarında ve belinde hafif bir yorgunluk hissedebilirsin. Bu, gün boyu pek kullanmadığın bazı kasları çalıştırdığının işareti. Dozu yavaş artırmak, ilk gün uzun bir tura çıkmamak en rahat yol.
At binmek zayıflatır mı
Bu soruyu çok duyuyoruz. Ata binerken kalori harcanır, bu doğru. Ama at binmek bir kilo verme programı değil ve bu konuda sayı vermeyiz, yorum da yapmayız. Hareketli bir gün geçirmenin keyfini yaşamak için gel, zayıflamak için gelme.
Doğada vakit geçirmek
Ata binmenin belki de en kolay hissedilen faydası, seni doğaya çıkarması. Ekrandan, trafikten ve bildirimlerden uzakta, ağaçların arasında ya da deniz kenarında bir saat geçirmek pek çok kişiye iyi geliyor.
At üstünde manzara farklı görünür. Biraz daha yüksektesin, yavaş ilerliyorsun ve etrafı dinlemeye vaktin var. Kuş sesleri, toprak kokusu, atın nal sesleri insanı an’a çekiyor. Yürüyüşte kolayca geçip gittiğin bir patika, at sırtında başka bir yer gibi gelebilir.
Sarıyer’in kuzeyi bu açıdan şanslı bir bölge. Belgrad Ormanı’nda at binme rotası ağaçların arasından geçiyor, sahil rotası ise Karadeniz kıyısına iniyor. Göl kenarını sevenler için de ayrı bir rota var.
Mevsimler de deneyimi değiştiriyor. İlkbaharda orman yeşile döner, sonbaharda yapraklar sararır ve patikalar renklenir. Yazın sabah erken saatler serin ve sakin geçer, kışın ise temiz ve berrak bir hava olur. Aynı rotaya farklı mevsimlerde çıkan biniciler her seferinde başka bir şey gördüklerini söylüyor. Doğayla bu kadar yakın temas, şehirde yaşayan biri için başlı başına bir kazanç.
Sorumluluk ve hayvanla bağ
At, bisiklet gibi bir araç değil. Kendi karakteri, korkuları ve alışkanlıkları olan bir canlı. Ona nasıl yaklaştığın, nasıl konuştuğun ve ne kadar sakin olduğun, atın sana verdiği tepkiyi değiştirir.
Bu da binicilere sabır öğretiyor. Ani hareket etmemeyi, sesini yükseltmemeyi, atın kulaklarına ve bedenine bakıp onun ne hissettiğini anlamaya çalışmayı öğreniyorsun. Birçok binici bu küçük iletişimin at binmenin en güzel yanı olduğunu söylüyor.
Düzenli binenler zamanla atın bakımına da ilgi duymaya başlıyor. Atın tımarı, beslenmesi ve dinlenmesi, binmenin öbür yarısı gibi. Bir canlının iyiliği için dikkat göstermek, insanın kendine de iyi gelen bir alışkanlık.
Çocuklarda özgüven
Kendisinden kat kat büyük bir hayvanın üstüne çıkmak, bir çocuk için küçük bir cesaret sınavı. İlk seferde çekingen olan pek çok çocuğun birkaç turdan sonra ata adıyla seslendiğini, onu sevmek için elini uzattığını görüyoruz.
Küçük adımlarla gelen özgüven
Aileler en çok bu değişimi anlatıyor. Çocuk bir şeyi başardığını hissediyor, sırasını bekliyor, eğitmeni dinliyor ve kurallara uyuyor. Bunlar ata binmenin çocuklara kattığı küçük ama değerli şeyler.
Çocuklar için başlangıç noktası manej, yani çitle çevrili alıştırma alanı. Bizde acemiler için manejde 4 tur 500 TL ve bu turlar eğitmen eşliğinde. Daha fazla ayrıntı için çocuklar için binicilik rehberimize göz atabilirsin.
Stresten uzaklaşmak
At üstündeyken aklın başka yere kaçmakta zorlanıyor. Atın ritmine, yola, dengene odaklanıyorsun. Birçok binici bu yüzden tur bitince kafasının boşaldığını, günün yükünü bir süreliğine bıraktığını söylüyor.
Stres azaltma konusunda gerçekçi olmak
Burada da ölçülü olalım. At binmek bir tedavi yöntemi değil. Sadece keyif aldığın, doğada olduğun ve bir hobiye odaklandığın bir saat. Bu kadarı bile çoğu kişi için yeterince değerli.
Terapi amaçlı binicilik ayrı bir alan
Hipoterapi ya da terapi amaçlı binicilik diye bilinen çalışmalar, uzmanlar tarafından yürütülen ayrı bir alan. Bizim çiftliğimizde yapılan iş gezinti turları ve binicilik eğitimi. Terapi arıyorsan bu alanda uzmanlaşmış kişi ve kurumlara başvurmanı öneririz.
Çiftlikte ata binmeye nasıl başlanır
Hiç binmediysen ya da uzun süredir binmediysen üç yoldan birini seçebilirsin.
Manej ile başla. Eğitmen eşliğinde 4 tur 500 TL. Ata alışmak ve dengeyi hissetmek için en sakin yol. Çocuklar için de ilk adım bu.
Kısa bir tura çık. Acemi rotalarımız rehber eşliğinde. Orman turu 30 dakika 1.500 TL, göl kıyısında at binme 45 dakika 2.000 TL, sahil turu 45-60 dakika 3.500 TL. Bütün seçenekler Sarıyer at binme turları sayfasında.
Düzenli öğren. Ata binmeyi gerçekten öğrenmek istiyorsan manejde birebir binicilik dersi alabilirsin. Tek ders 30-40 dakika 3.000 TL, 10’lu paket 23.000 TL. Binicilik Türkiye’de federasyonu olan bir spor dalı, yarışma branşlarını merak edersen Türkiye Binicilik Federasyonu sitesine bakabilirsin.
Güncel fiyat listesi at binme fiyatları sayfasında duruyor. Ne giyeceğini düşünüyorsan ilk biniş için kıyafet rehberimiz işine yarar. Rotaları, süreleri ve fiyatları bir arada görmek için İstanbul’da at binme rehberine bakabilirsin. Tur sonrası çiftlik restoranında serpme köy kahvaltısı da yapabilirsin.
Yer ayırtmak için WhatsApp’tan ya da sitedeki formdan yazabilir, 0546 414 00 89 numarasından arayabilirsin. Çocukla geleceksen yaş ve kilo gibi koşulları rezervasyon sırasında sormanı öneririz.
